Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, katıldığı canlı yayın programında gündeme ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay yaptığı açıklamada; Türkiye’de bulunan Suriyeli sayısı birara inmişti şuanda 15 bine çıktı sayılır, Türkiye olarak biz bunları çok yakından takip ediyoruz aslında Suriye yönetimi Türkiye’ye geçemesinler diye mayınlama yapıyor, geçenlere silahlı müdahale yapılıyor. Bunlar olmasa tabii ki Suriye’den kitlesel geçişler daha fazla olur. Suriye’den geçenler biraz daha Hatay tarafına kaydı biraz daha mayınsız alanları bularak geçmeye çalışıyorlar, Türkiye olarak Suriye ile bizim ciddi bir sınırımız var, çok ciddi bir sınır komşusuyuz, dikkatle yürütmemiz gereken bir konu buda. Geçen hafta Cumartesi günü Başbakanımızın başkanlığında bir güvenlik toplantısı yapmıştık, bunlar değerlendirildi orada. Özellikle İdlib’e yönelince orada ki yönetimin, askerlerin felan biraz daha ihlassondakika Türkiye’ye geliş olacağı bekleniyordu. Şuanda zaten Hatay’da yaklaşık gelenleri istihdam yapacağımız alanlar mevcut, bilindiği gibi daha önce duyurmuştuk Kilis’te 10 bin kişilik bir konteynır kent oluşturuyoruz. İnşallah sorunlar daha çabuk çözülür ama olabilecek geçişleri hem insani yardımlar olarak hem diğer konularda Türkiye elinden gelen çabayı gösteriyor, geçtiğimiz hafta BM’nin insan haklarından sorumlu temsilcisi de buradaydı gidip orayı da gördüler, Türkiye’nin bu konularda neler yaptığını görüyorlar.
24 SAATTE KAÇ KİŞİ GEÇTİ?
Benim aldığım bilgi kadarıyla bin, bin 100 kişi kadar bir geçiş olmuş. Sayılarla ilgili yanlış bilgiler vermemek lazım az öncede söyledim Suriye yönetiminin geçişlerle ilgili ciddi tedbirleri var. Suriye yönetimi ilk olaylar başladığında ciddi geçişler olduğunu gördü ve tedbirler aldı sınırlarda, biz her ihtimali gözönüne alarak tabii ki buna göre tedbir alıyoruz.
GENERALLERİN GEÇİŞLERİ
Şuanda yönetimle ilgili bir sorun beklemiyoruz, ordunun içinden ayrılıp subay sayısı da fazla şuanda bu general olarak ifade edilenler insanlar olarak geçişler var, 7 kişi bunlardır. Alt rütbelerde geçenler daha fazladır.
GEÇİŞLER SIRASINDA TERÖRİSTLER TÜRKİYE’YE SIZAR MI?
Bu konuda çok dikkatliyiz, dikkatli denetim yapılıyor kamplarımızın yönetiminde daha iyi tedbirler aldık, bu konuların hepsini gözetiyoruz.
TÜRKİYE TAMPON BÖLGE YAPACAK MI?
Türkiye muhtemel gelişmelere karşın, sadece Türkiye değil burada Arap Birliği var devrede, uluslararası camia var fakat daha çok Arap Birliği ile irtibatta olarak Türkiye üstüne düşeni yapıyor. Sadece Türkiye’ye gelenler yok tabii ki Lübnan ve Ürdün’e de gidenler var dolayısıyla bölgenin ihlassondakika ortak bir sorunu bu. Bu sınırlarda ilerde sizinde ifade ettiğiniz tampon bölge dahil neler yapılabilir bunlar düşünülür. Biz stratejimizi tüm boyutlarıyla el alıyor ve değerlendiriyoruz. Bunlar tabii ki muhtemel yapılacak şeyler.
MİT MENSUPLARININ İFADEYE ÇAĞIRILMASI
Başbakanlık’tan, daha doğrusu Başbakan’ın şahsından izin verilmesi istendi. MİT Müsteşarımız ve arkadaşlarıyla ilgili olarak normal çalışma şöyledir, teftiş birimimize konuyu havale ederiz çalışır önümüze bir görüş getirirler bizde ona göre bir karar veririz. Başbakanlık’ta teftiş kurulumuz var herhalde oraya bir çalışma sunulur ve Başbakanımız buna göre bir karar verecektir.
MİT-EMNİYET TARTIŞMALARI
Basında çıkan olaylar sanki orada benim başkanlığımda olan şeyler var gibi haberler çıktı, yani Türkiye’de terörle mücadele ve güvenlik konusunda koordinasyonda en iyi olduğumuz dönemdir. Yani nefsi şeyler olabilir, istihbarat kuruluşları arasında zaman zaman istihbaratla ilgili sorunlar olabilir bunlar daima olur ama şuanda bizim birimlerimiz arasında böyle bir tartışma da olmadı, benim başkanlığım ihlassondakika döneminde böyle bir olayda olmadı. En kritik güvenlik konularını böyle bir terörle mücadele döneminde müsade etmeyiz, sorun çıkaranlar olursa zaten onlar orada olamazlar. Şuanda yeni bir uygulama var istihbarattan sorumlu yöneticilerimiz ayda bir kez biraraya geliyor, şuanda Kamu Güvenlik Müsteşarlığı’nda kanun oraya verilmiş durumda, ilgili birimlerden de eleman istenenerek orada o birim çalışmaya başladı. Kamuoyuna bazen yanlış şeyler yansıyor, terörle mücadelede bunlar olumsuz olarak olabilir diye düşünmesinler.
CIA BAŞKANININ TÜRKİYE’YE GELMESİ
İstihbarat birimleri arasında ara ara paylaşım olabilir, Irak’tan dolayı ABD’ye de komşu diyebiliriz, yani MİT Müsteşarlığımızın konuğu olarak buraya geldi CIA Başkanı, Başbakanımıza da bilgi sunmuşlar görüşmeyle alakalı olarak
ULUDERE’DE SİZDEN ÖZÜR İSTEDİLER Mİ?
Uludere ziyareti benim ikinci ziyaretimdi, bu ziyaretimde Emine hanımefendi, benim eşim vardı. Çok sıcak bir ortamda geçti, vatandaşlarımızla bir dertleşme vardı. Doğrusu o ortamı biz çok önemli görüyoruz, olaydan sonra orada farklı partilerin tahrikleri oldu, bu defa öyle değildi paylaştığımız bir ortam oldu. Vatandaşların en önemli beklentisi bu olay aydınlatılsın, öncesinde ne oldu, sonrasında ne oldu? Bunu öğrenmek istiyorlar, bunu bizde istiyoruz, devlet eski devlet değil, hükümet eski hükümet değil. Bu olay farklı ihlassondakika zamanda olsaydı devletin tepkisi farklı olabilirdi, bu olay ilk olduğu zaman Genelkurmay Başkanı bir açıklama yaptı, Genelkurmay’da henüz bir rapor vermedi işin yargı, rapor boyutu devam ediyor. Gidenler getirilemiyor ama kalanların hayatına destek vermek için çaba sarfediyoruz. Yürüyen bir yargı süreci de var bu kadar üzüntünün belirtilmesi herşeyi içine alır zaten, bazen bazı kavramlar üzerinde yoğunlaşılıyor fakat ben gitmeden Başbakanımız bizzat telefonla üzüntülerini belirtti, Emine hanımefendinin orada annelerle biraraya gelmesi iyi şeyler değil mi?
BUNUN EMRİNİ KİM VERDİ BELLİ Mİ?
Bu soruşturmanın sonuçlarını bizde bekliyoruz, şuanda başka ne diyebiliriz? Bu sonuç çıksın kamuoyuyla da bunu paylaşırız.
BÖLGE HALKINDA DEVLETE GÜVENSİZLİK SÖZ KONUSU MU?
Gerek Uludere öncesi, sonrası özellikle bu yürüttüğümüz terörle mücadele kapsamında demokratikleşme süreçleri kapsamında tabii ki biz kamuoyunun nabzını iyi tutarız. Benim kendi alanımdır birazda bu, partide bu konularla ilgili çalışmalara katılırım, biz doğrusu bunu çok önemsiyoruz. Başbakanımız heray bir araştırma yaptırıyor ne oldu, ne bitti, vatandaşımız bunu nasıl karşılıyor bunu herzaman biz araştırırız. Bu konuda daha yeni çıkmış araştırmamız var, bunların sonuçlarını yayınlamıyoruz tabii ki. Kurum olarak Kamu Güvenliği Müsteşarlığı yaptırdı bu araştırmayı, bu sonuçları da biz alıyoruz. Vatandaşın devlete güveni konusunda geçmişte burada gerçekçi olalım ben bir sosyal bilimci olarak o konunun değişik boyutlarını çalıştım, Türkiye’de devlet yakın ihlassondakika zamanda vatandaşının güvenini kaybetmek için çok şeyler yapmış. Güven zedelenmesi olmuş, AK Parti dönemi o vatandaşı tekrar kazanma dönemidir. Vatandaşla diyalog, götürülen hizmetler, biz vatandaşla birarada olmayı çok istiyoruz Başbakanımızın bize en önemli talimatı budur ‘vatandaşın içinde olacaksınız’ der herzaman. Köylere kadar, gerek hükümet üyeleri olarak, gerek parti yöneticileri olarak vatandaşımıza gidip anlatmak istiyoruz. Burada samimiyet çok önemli, vatandaş şuanda devletin samimiyetini bilsin istiyoruz bundan dolayı gidip yüzyüze görüşmek kadar başka hiçbirşey etkili olmuyor.
Terörle mücadelenin bir boyutu vatandaşa sahip çıkmaktır, götürdüğümüz hizmetlerle onların önceden adım atılmasını bile hayal edemedikleri şeyler yapıldı. AK Parti’nin aslında misyonu budur.
ANKETLERDEN ÇARPICI BİR SONUÇ ÇIKTI MI?
Vatandaşın devlete güveninde artış var genel olarak bu. Vatandaş giderek şeffaflığın arttığını, hukukun arttığını görüyor. İşkencelerin olmadığı, daha hakkın, hukukun korunduğunu vatandaş görüyor.
KÜRTÇE SEÇMELİ DERS OLUR MU?
Milli Eğitim bakanımız neden olmasın diye cevap vermiş, bütün bunlar bizim ajandamızda olan konular. Bunların hepsi çalışılıyor. Bu konu özel olarak oturulup konuşulmuş bir konu değil, bizim amacımız demokratik bir Türkiye yapmak, tarafların samimi olması lazım biryandan birlik ve bütünlük korunacak, bir yandan herkes istediği hakkı olacak. Kimse bölünme işleriyle uğraşmayacak, terör olmasa bütün bu konularda daha hızlı mesafeler alınır, terör olduğu sürece atılacak adımların bir çoğu atılmaz.
NEVRUZLA ALAKALI BİR TERÖR ALARMI VAR MI?
Nevruz bir bayramdır, Nevruz bahardır yeni bir bahar anlamındadır. Çiçekler, renkler, insanın hem içinde hem toplumsal anlamda umudun arttığı bir gündür. Devlet olarak tabii ki nerede ne oluyor biz herşeyi takip ediyoruz, şuanda Nevruzla alakalı biz ciddi şeyler görmüyoruz. Biz vatandaşımızın Nevruz’u güvenli şekilde kutlaması için gereken herşeyi yapacağız.
GAZETECİLERİN TAHLİYE EDİLMESİ VE TUTUKLU MİLLETVEKİLLERİ
Türkiye son aylarda haketmediği olumsuz bir imajla suçlanıyor, uluslararası alana da sıçradı bu. Türkiye’nin suçlanması bence haksızlık ben bu tahliyelerden memnun oldum. Bizim yeni bir çalışmamız var, umarım bu alan genişler yani düşünce özgürlüğü sonuna kadar sağlansın, Türkiye o günlere ulaşsın. Ben bu tahliyeleri doğru buluyorum’ diyerek açıklamasını sonlandırdı.